Tatil Takvimi Paket TurlarıTatil Takvimi

TURSAB NO A-3672

Dubrovnik

  • dubrovnik
  • dalmaçya sahilleri turu
  • dalmaçya sahilleri turu
  • dalmaçya sahilleri turu
  • Mostar

Rota Hakkında

Dubrovnik

1995 yılındaki Dayton anlaşmasıyla birlikte 4 yıl süren savaş sürecini ciddi hasarlarla atlatmış olan bir ülkenin bu güzel cennetten parça şehri, 2005 yılında başlatılan restorasyon çalışmaları ile birlikte, neredeyse eskisinden de güzel hale gelmiş diyebileceğimiz, bir şaheser... Ortaçağ esintilerini içinize sindirerek dolaşacağınız, “Stari Grad” (Old Town – Eski şehir) adeta surların içerisine gizlenmiş bir açık hava müzesi olarak sizleri kucaklıyor

Üç kapılı “Stari Grad”a, Pile kapısından girdiğinizde, kapının üzerinde ilk olarak Aziz Vlas heykeli ile karşılaşıyorsunuz. Surların arasından içeri doğru sokulduğunuzda, solda Avrupa’nın en eski eczanesini barındıran “Fransisken Manastırı”na ve sağda Onofrio’nun büyük çeşmesine ulaşıyorsunuz. Çeşmenin etrafını saran çeşitli yüz figürlerinin içinden akan su, o kadar temiz ve güzel ki, geziniz esnasında bir pet şişe edinip, çeşmeden boş şişelerinizi doldurarak, su ihtiyacınızı rahatlıkla giderebilirsiniz. Çeşmeden kafanızı kaldırıp baktığınızda, uzunca bir sokak göreceksiniz. Bu sokağın adı, “Plaça”. Plaça üzerinde yürürken sağlı sollu uzanan İtalyan tarzı binalar, kafeler, küçük hediyelik eşya satan dükkanlar, barlar, restoranlar ve aralardan seçtiğiniz ince uzun sokaklar, sizi adeta keşfe davet ediyor. Plaça’nın sonuna geldiğinizde, bir saat kulesi ve kulenin hemen önünde, özgürlük simgesi, Fransız şövalye Orlando’nun heykeli ile karşılaşıyorsunuz. Bu heykelin iki önemli anlamı var. Birincisi, Dubrovnik’te bolca kaşınıza çıkacak olan ve Hırvatistan’ın bir anlamda simgesi haline gelen Libertas (Özgürlük) kelimesini anıtsal olarak temsil ediyor olmasıdır. O derece önemlidir ki özgürlük bu ülke için, bulunduğum süre  içerisinde süregelen festivallerinin adı bile Libertas idi. Şövalyenin bir diğer anlamı ise el ve kol uzunluğunun ölçü birimi ( arşın) olarak kullanılmış olmasıdır.

Saat kulesinin sağından kıvrıldığınızda, yeni yeni yapılar yanında, kulenin arka tarafından ilerlediğinizde, liman ile karşılaşıyorsunuz. Ortaçağ mimarisinin sizde yarattığı şaşkınlık, bu sefer, deniz kokusu, yat ve teknelerin güzel görüntülerinin eşliğinde, perçinleniyor. Ruhunuzu uçsuz bucaksız bir huzur kaplıyor...

Dubrovnik’te bulunduğunuz yaz gecelerinde her akşam, farklı farklı aktivitelerle karşılaşmanız muhtemel. Kale kapılarının koruyucu askerlerinin yürüyüş seremonileri, sürpriz görsel şovlar, müzik, birçok ülkeden ziyarete gelmiş turistler… Öyle ki Dubrovnik’te yaz aylarında, Hırvat vatandaşlar dışında birçok milliyetten insana rastlamanız mümkün. Adeta bir dünya şehri...

Özellikle havaların henüz soğumadığı, fiyatların ise Temmuz ve Ağustos aylarına oranla düştüğü Eylül, Ekim, Kasım  aylarında gidip, Hırvat ev sahiplerinin uygun fiyatlara kiraladıkları taş evlerin odalarında konaklarken, kah güzel dondurmalarının tadına vararak, kah deniz gözlüklerinizle, hafif üşüyerek  ancak denizin altındaki güzel dünyayı keşfederek, kah gün batımında Hırvat şarabı ve taze leziz deniz mahsullerini deneyerek,  bu rüya şehrin keyfini çıkartın...

Bu Bölgedeki Oteller

Şu an için kayıtlı otel bulunmamaktadır.